Babek Zencani’nin idam edilmesi kararı ile ilgili gece İran basını ve uluslararası basında ortaya çıkan  ifadeleri doğrultusunda olayın boyutunu anlamak ve bunun Türkiye ve diğer ülkelerdeki yansımasını öngörmek biraz daha zorlaştı.

Karardan önce, bu karara sebep olan ambargo ve sonrasında oluşturulan kayıtdışı ekonomiyi anlamak gerekiyor. Bunu olabildiğince basit anlatmaya çalışacağım. Ahmedinecad döneminde nükleer programın yeniden başlatılması ile ABD ambargo kararı alıyor sonra onun baskısı ile İran’ın petrol ihracatı yaptığı ülkeler teker bu karara uyuyor. İran ekonomisinin temelini petrol ve doğalgaz satışı oluşturuyor, Doğalgaz konusunda uzun süreli anlaşmalar ambargo kapsamı dışında tutulduğu için günlük fiyatı değişen ve bu yüzden uzun vadeli anlaşma yapılmayan petrol temel sıkıntı kaynağı oluyor. Günlük 3 milyon varile yakın üretimi olan İran’ın bunu bir şekilde piyasaya arz etmesi gerekiyor. Ambargo sadece devletleri kapsadığı için özel şirketler üzerinden bunu delmek ilk alternatif oluyor ve böylece Ahmedinecad’a yakın kişilerce şirketler kuruluyor. Sistemi basitçe anlatayım:

* Kurulan şirketler, tanker filoları,havayolu şirketi, bankalar ve limanlar satın alıyor

* İran’dan petrol tankerlerle Malezya’da adı sanı bilinmeyen bir limana taşınıyor

* Limanda tanker üstünde aktarım yapılıp Singapur, Hindistan, Malezya, Kore gibi ülkelere satılıyor.

* Satılan petrolün parası altın olarak Malezya İslam Bankası’nda sisteme giriyor.

* İran devleti petrolünü satarak, Malezya, Hong Kong, Güney Kore gibi ülkelerde altın depoluyor.

Bu sistem çalışırken koca bir sorun ortaya çıkıyor. Zencani ifadelerinde bazen günlük 2 milyon varile ulaşan petrol satışı yapıldığını söylüyor, bu 3-4 yıl önceki petrol fiyatlarına göre günlük 200-250 milyon dolarlık bir hacim ve şirketler için çok büyük bir rakam. Bir yılda 80-90 milyar dolar gibi bir rakamın sisteme entegre edilmesi zaten başlı başına bir zorlukken, ambargo nedeniyle dolar ve altın rezervi azalan ve sıkışan ama yurtdışında binlerce ton altını olan İran Merkez bankası da bir şekilde bu servetini ülkesine getirmek istiyor ve tam o sırada Zencani ve kurduğu sistem devreye giriyor. Zencani devletle ilk ilişkisinin 2010 yılında sıkışan hükümete bankalarından 40 milyon dolar nakit para tedarik etmesiyle başladığını sonra Bakanlar Kurulu toplantılarına bile katıldığını söylüyor. Peki Zencani’nin sistemi ne oluyor? Onu da basitçe özetlemeye çalışayım 2 sene sürdürdüğü ve yaklaşık 170 milyar dolarlık kara parayı akladığı sistem şu;

  • Uzakdoğu’da bulunan külçe altınlar önce Zencani’nin ilişkide olduğu büyük finans kuruluşları tarafından lisanslanıyor (HSBC dahil)
  • Zencani’ye ait havayolları şirketi ile Türkiye’ye sokuluyor
  • Türkiye’deki şirketler aracılığıyla Dubai’ye naklediliyor
  • Dubai’deki “sarraflar” tarafından eritilip ziynet eşyası şekline getiriliyor.
  • Bu ziynet eşyaları teknelerle İran’a yollanıyor ve İran’da tekrar eritilip sisteme külçe altın olarak sokuluyor.
  • Tabi tüm bunlar yapılırken devasa bir kayıtdışı ekonomi yaratılıyor ama Kara para devletler tarafından aklanıp sisteme sokuluyor.

Zencani ifadesinde bu kara para trafiğinde %20-25’lik kısmın aklanma için komisyona harcandığını belirtiyor. Kendisinin % 2 aldığını %5’in Dubai’de % 5’nin Türkiye’de kaldığını söylüyor. Bu rüşvetin 8,5 milyar dolarının Türkiye’de bizzat devlet tarafından alındığını söylüyor. Sadece dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın %0,7 aldığını bildiğini geri kalan dağılımı “Türkiye’deki kolu”nun bildiğini söylüyor….Yani özetle Zencani bu 150 milyar dolarlık petrol gelirinin 40 milyar dolara yakın kısmının rüşvete gittiğini açıkça ifade ediyor. İşin ilginç ve mide bulandırıcı tarafı da burada başlıyor. Zira bu 40 Milyar doların ifadelerinde geçmeyen 20 milyar dolarının gittiği yerler önemli… Bu 20 Milyar dolarlık pastadan, Temsilciler Meclisinde İran’a ambargoyu oylayan cumhuriyetçi senatörlerden tutun da İŞİD’e kadar hatta örgütlere silah satışı yapan İsrail, Almanya ve ABD’nin bile pay aldığı söyleniyor. Zaten ABD’nin Zencani hakkında teröre finansman suçlamasıyla 2011’de malvarlığına el koyma kararı almasına rağmen  tüm bu trafiği sadece izlemesi de bunu doğruluyor. Dün gece bir Strateji uzmanının anlattığı hikaye ise işin trajikomik tarafını ortaya koyuyor. İddiaya göre bu paranın 2 milyar doları bizzat İran tarafından Suriye’de savaşan Şii milisler ve Hizbullah’a gönderilirken, 1 milyar doları Türkiye tarafından sahadaki El Nursa,Ahrar gibi ılımlı muhaliflere silah yardımı olarak giderken, 1 milyar dolara yakını da Dubai üstünden İŞİD’e aktarılmış. Yani bir nevi Suriye’de çatışan ana grupların finansmanı bu kayıtdışı ekonomi ile olmuş ve neredeyse savaşın finansmanı tüm cephelerde aynı kaynakla sağlanmış. Aynı uzman ABD’nin ve batının ambargoyu kaldırmasında da bu kayıtdışı ekonominin artık kontrol edilemez boyutlara gelmesinin büyük payı olduğunu söyledi.

Peki tüm bunları İran menfaati için yapan Zencani neden idam edildi? Dosyada geçen suçlamalara göre, Zencani bu para akışında Petrol bakanı ile bir olup sahte alındı makbuzları ile devlete ödeme yapıldığı gösterilen yaklaşık 14 milyar doların nereye gittiğini açıklayamıyor. Zencani’nin dönemin bakanları hatta devlet başkanı ve dini lider dahil olmak üzere ülke içinde bir çark yaratıp komisyonlar dışında devlete verilmesi gereken paranın bir kısmını da  ülke içinde ayrı bir rüşvet çarkı yaratıp sahte belgelerle zimmete geçirdiği ispatlanmış. Zaten idam kararının arkasında tüm bu kirli ilişkiler yumağının İran’ı da ABD’yi de AB’yi de fena şekilde zorlaması yatıyor. İran devleti, Ruhani yönetiminde temizlik operasyonuna girişirken bir anda önünde tüm dünyanın şok olacağı devleti de aşan bir çöplük buldu ve bunu en az zararla kapatmaya çalışıyor…

Bu olaya “İrangate”  diyip hasıraltı edileceğini söyleyenler de var bunun idamla sınırlı kalmayıp Türkiye,AB ve ABD’ye sıçrayacağını düşünenler de var. Bence dosyaların bir kısmı ilerde koz olarak kullanılmak için tutulacak ve Türkiye özellikle Halkbank ve adı geçen bakanlar üzerinden zamanı geldiğinde sıkıştırılacak. İran’da bin yıllık bir devlet geleneği var bu gelenek diplomatik hamlelerini satranç oynar gibi yapar. Bugün uluslararası konjöktüre uygun şekilde huzur için Zencani feda edilir ama o dosyalar ve bilgiler vakti geldiğinde sızdırılır…

(153 kez ziyaret edilmiş, bugün 1)
0